Bir Aceminin Azerbaycan Maceraları
Azerbaycan'ın adını işyerinde telaffuz etmeye başladığımızda, yani 1992-1993 yıllarında, orası bizim için kapalı bir kutuydu. Azerbaycan, çok çok eski olan Rus cihazlarından…
Görmeden hükmetmek.
55 hikaye
Azerbaycan'ın adını işyerinde telaffuz etmeye başladığımızda, yani 1992-1993 yıllarında, orası bizim için kapalı bir kutuydu. Azerbaycan, çok çok eski olan Rus cihazlarından…
1919 yılı idi. İstanbul baştan aşağı İngilizlerin işgali altındaydı. Liseyi yeni bitirmiştim.
Bir zamanlar çok ama çok uzun boylu bir zürafa yaşarmış. Bu zürafanın bir sürü arkadaşı varmış. Bir gün arkadaşlarıyla oynamaya gitmiş. Arkadaşlarına günaydın demiş. Sonra…
Bir kadın, uçakta siyahi bir adamın yanında oturuyordu. Durumdan rahatsızlığını belli edercesine, hostesten başka bir yer bulmasını istedi, zira öylesine antipatik birinin yanında…
Genç bir çift yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşınmışlar. Sabah kahvaltı yaparlarken komşu da çamaşırları asıyormuş, Kadın kocasına:
Bir zamanlar dört oğlu olan bir adam varmış. Çocuklarının çok erken karar vermemeleri ve önyargılı olmamaları için onları bu konuda eğitmek istemiş. Böylece her birini uzak bir…
O gün derse geç kalmıştı. İlk ders Matematikti. Hocayı ve arkadaşlarını rahatsız etmemek için kantinde oturmuş, dersin bitmesini beklemişti. Bir sonraki ders için sınıfa…
Dr. Paul Ruşkin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken onlara su olayı okur:
Kafese beş maymunu koyarlar... Ortaya da bir merdiven ve tepesine de iple muzları asarlar. Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde dışarıdan üzerine soğuk…
Günahkâr bir adamdı, ayık gezmezdi. Bütün bir köy halkı yaka silkiyordu adamdan, ölse de, kurtulsak diyorlardı.
Bir gece genç bir kadın havaalanında uçağının kalkmasını bekliyordu. Daha epeyce zaman vardı. Havaalanındaki dükkândan bir kitap ve bir paket de kurabiye alıp, kendisine oturacak…
Bu, çok yıllar önce bir ilkokul öğretmenin başından geçen bir hikayedir. Adı Bayan Thompson'du. Ve 5.sınıf öğrencilerinin önünde ayakta durduğu ilk gün onlara bir yalan söyledi.…
"2011 yılında, Dinamo Zagreb taraftarı, Real Madrid’in Portekizli yıldızı Cristiano Ronaldo’yu ıslıklar. Maç sonrası mikrofonlara, ıslıklanmasının sebebini "kendince" şöyle…
Soğuk bir kış gecesinde eve dönerken, kaldırımın ortalık yerinde duran genç bir adama rastladım. Derin derin soluk alıyor ve düşmemek için yanındaki elektrik direğine sarılıyordu.…
Genç kadın işyerinde kötü bir haber alır. Küçük kızının bakıcısı telefonda çocuğunun çok ateşlendiğini mutlaka eve gelmesi gerektiğini bildirir. Hemen işinden izin alır ve ateş…
Amerika’da, Denizcilik Enstitüsü’nün yayınladığı bir dergide Frank Koch ilgi çekici bir hatırasını anlatıyor;
Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış... Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin…
Bir gün güzellik ve çirkinlik bir deniz kıyısında karşılaştılar. Hadi, denize girelim dediler ve giysilerini çıkartıp sularda yüzdüler.
Acile kaldırılıp kardiyoloji (kalp hastalıkları) katına yerleştirilmişti. Uzun saçları, tıraşsız suratı, pisliği, tehlikeli şişmanlığı ve sedyenin alt rafına atılmış siyah…
Bir gece vakit gece yarısına doğru Alama otoyolunun kenarında duran siyahi bir kadın gördüm. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmura rağmen, bozulan arabasının dışında duruyor ve…
Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi.
İstanbul'un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkumları serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı…
Vietnam Savaşı sonrası evine dönmekte olan bir asker SanFrancisco'dan ailesini aradı:
Kaba saba, soluk, yıpranmış giysiler içindeki yaşlı çift, Boston treninden inip utangaç bir tavırla rektörün bürosundan içeri girer girmez, sekreter masasından fırlayarak önlerini…
Amerika'ya gittiğim ilk yıllar ( 1957) Newyork'da Medical Center Hospital adlı bir hastahanede görev almıştım. Fakat vazifem kan almak, kan vermek, serum takmak, elektro…
Uzaklarda bir köyde kocası çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye…
Cuma namazındaydık. Sağ tarafımda yaşlı bir adam, onun sağında ise tek kişilik boş yer vardı. Yaşlı adam, farza kalkarken arkaya döndü ve boşluğun gerisinde duran 14-15…
David o gün çok yoğundu, seçim kampanyaları devam ediyordu. Aceleyle çevirdiği telefonda karşısına çıkan şarkı gibi bir sesle karşılaşınca şaşırdı. Özür dileyip kapattı. Ama o hoş…
Yaşını başını almış, eski arkadaş olan iki kadın yolda karşılaşmışlar. Hal hatır sormuşlar. Sıra mevzu çocuklara gelmiş.
Sahabe-i güzinden ka'bel-Ahbar (r.a.)Hz. ÖMER'e:
"Hindistan'da yüksek bir dağın doruğuna yapılmış "BİN AYNALI TAPINAK" adlı görkemli bir tapınak vardı.
Boğaziçi’nin Anadolu kıyısındaki ıssız, bayır ve yarı boş köylerinden birinde huysuz bir kış akşamıydı. Ayrıca yağmur yağıyordu. Fakat rüzgar öyle ıslak esiyor ve her tarafı öyle…
Genç kız el aynasında makyajını kontrol etti.
Yeryüzündeki hiçbir otomobil onun kadar yanlış tanıtılmadı, onun kadar aşağılanmadı. Kırk yıla yakın bir süre boyunca 27 Mayıs darbesinin simgesi gibi görüldü ve gösterildi.…
Yaşlı adamın eşi evde tereyağı yapıyordu. Kocası ise her gün yakınlarındaki bakkala götürüp satıyor, onunla geçiniyorlardı. Bakkal adamın getirdiği tereyağını hiç tartmıyordu.
Köyün birinde oldukça saf topal bir adam yaşarmış sadece kendi gibi topal bir eşeği varmış. Hac zamanı köy halkı toparlanmış develerini hazırlayıp yola çıkmak üzereyken bu saf…
1935\. Dünyanın bazı bölgelerinde olduğu gibi, Türkiye'de de Yahudiler aleyhine bir kamuoyu oluşmuştur. Bu sıralarda Çanakkale'ye gelen Atatürk'ün huzuruna çıkmak isteyen bir…
Dünyadaki demiryollarının çoğunda iki ray arasındaki açıklık aynıdır: 143,5 santimetre. Yuvarlak bir sayı değil. Neden böyle olduğu sorulduğunda şu hikâye anlatılır.
Aman padişahım, İstanbul evliya yatağı olarak bilinir; evliya olmaz mı hiç!
1980'de Amerika'da televizyon demek üç büyük kanal demekti. Haber akşamları yarım saat verilir, sonra diziler başlardı. Gece yarısı yayın biter, ekran sabaha kadar karıncalanırdı.
Ebû Abdullah el Müştehir Hazretleri, Şirazlı bir Kürt taifesindendir. Cenabı Allah ona ilm-i ledün bahşetmek istemişti. Bir gün Şiraz medreselerinden birine geldi. Medresede…
Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği iki katlı evin bahçesinde bahar gelince mor mor açar, mis gibi kokarlardı. Annesi menekşeleri hep duvar…
1942'de İngiltere açlığın eşiğindeydi. Yiyecek, yakıt ve cephane taşıyan gemi konvoyları Atlantik'te Alman denizaltıları tarafından batırılıyor, adaya ulaşan yük her ay azalıyordu.
Julius Caesar yirmi beş yaşlarındaydı. Hitabet öğrenmek için Rodos'a giderken Ege'de korsanların eline düştü. O yıllarda Kilikyalı korsanlar bu sularda yolcu kaçırıp fidye almakla…
Bir iş yapan herkesin içinde aynı korku vardır: Ya beğenmezlerse? Ya arkamdan konuşurlarsa? Çoğu insan bu korkuyla adımını küçültür, bazısı hiç atmaz.
Siyahi küçük bir çocuk, kentin büyük sergisinde bir satıcının elindeki balonları seyre dalmıştı. Her renkten ve her biçimden balonlar ışıl ışıl boşlukta parlıyordu.
Bir zamanlar dağda bayırda hep birlikte gezen üç öküz varmış. Akça öküz, sarı öküz ve kara öküz hiçbir sürüye katılmazlar ve birbirlerinden ayrılmazlarmış. Birlikte otlar,…
Biri, Rasûlullah (s.a.v.)'a geldi ve şöyle dedi:
1980'lerin başında doktorların mide ülseri hakkında bildiği şey belliydi. Ülser stresten, acılı yemeklerden, fazla asitten olurdu. Mide asidinin içinde hiçbir mikrop yaşayamazdı.
15 Ağustos 1940, İngiltere Savaşı'nın en yoğun günlerinden biri. Pilot Gordon Cleaver, Hurricane uçağıyla Alman uçaklarına karşı uçuyordu. O gün gözlüğünü takmayı unutmuştu.
Adam New York'a ilk kez geliyordu. Gelmeden önce bu şehir hakkında çok şey duymuştu: hırsızlar, yankesiciler, gaspçılar… Dikkatli olmaya kararlıydı.
1950'lerde Marion Harper, Amerika'nın en güçlü reklam patronlarından biriydi. Çalışanları ondan korkardı.
1910'ların sonunda Charlie Chaplin dünyanın en ünlü insanlarından biriydi. Küçük bıyığı, melon şapkası, bol pantolonu ve paytak yürüyüşüyle herkes onu tanıyordu.
Üniversitedeyken aynı dersi aldığım Yahudi bir öğrenci vardı. İsrail'den yeni gelmişti; dışarıdan gelen herkes gibi Amerika'daki hayata alışmaya çalışıyordu. Arkadaş diyecek kadar…
Çocukken, bir hastayı muayene ederken hastanın babamı anlamadığını fark ettim. Türkçe bilmeyen yaşlı bir Zaza kadınıydı. Buna rağmen babam konuşurken gayet kibarca "hanımefendi",…