İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi
Hayat 1 dk

Hanımefendi

Benim babam profesördü; 1920 doğumluydu.

Çocukken, bir hastayı muayene ederken hastanın babamı anlamadığını fark ettim. Türkçe bilmeyen yaşlı bir Zaza kadınıydı. Buna rağmen babam konuşurken gayet kibarca “hanımefendi”, “siz”, “lütfen” diyor; kadının oğlu da annesine tercüme ediyordu.

Muayeneden sonra babama sordum:

- Kadın seni tamamıyla anlamıyordu. Neden ısrarla öyle konuştun?

Babam:

- Söz, ağızdan çıkmadan mutlaka üç kapıdan geçmelidir: lüzum, iyilik ve nezaket.

Sonra şöyle ekledi:

- Sakın unutma. Birisi senin hangi lisanı kullandığını bilmiyor olabilir; ama sen hangi lisanı kullandığını mutlaka bilmelisin. Medeniyet hitabetle başlar.

Kaynak: Dr. Atilla Özmumcu’nun anlatımı.

Atilla Özmumcu

655 / 658