Halk İsterse Beni de Kovar
1935. Dünyanın bazı bölgelerinde olduğu gibi, Türkiye’de de Yahudiler aleyhine bir kamuoyu oluşmuştur. Bu sıralarda Çanakkale’ye gelen Atatürk’ün huzuruna çıkmak isteyen bir Musevi vatandaşı görevliler bırakmak istemiyordu. Atatürk:
- Bırakın gelsin, der.
Musevi Atatürk’ün önünde ellerini açarak, yukarıya kaldırır.
- Paşam bizi kovuyorlar, biz ne yapacağız?
Atatürk, bu şekilde huzuruna çıkan adamın ne demek istediğini ve kim olduğunu anladığı halde yine sorar:
- Sen kimsin?
- Ben Paşam, Çanakkale müsevilerinden Avram Palto.
- Sizi kim kovuyor? Hükümet mi? Kanun mu? Polis mi? Jandarma mı? Bana söyle.
Musevi vatandaş duraklar, şaşalar. Bir müddet sonra kendini toparlayarak cevap verir:
- Hayır Paşam, halk kovuyor.
Atatürk, bu adamın yüzüne dikkatle bakarak gülümser ve:
- Halk isterse beni de kovar!, der ve yürür.
Kaynak: Niyazi Ahmet Banoğlu, “Nükte ve Fıkralarla Atatürk”, 1967.
96 / 658