Sosisli Düello
1865’te Prusya meclisinde sert bir tartışma çıktı. Bir yanda, sonradan “Demir Şansölye” diye anılacak olan başbakan Otto von Bismarck vardı. Öbür yanda onun askerî bütçesine karşı çıkan bir milletvekili: Rudolf Virchow. Virchow aynı zamanda devrinin en büyük hekimlerinden biriydi; modern patolojinin kurucusu sayılır.
Bismarck sözleri ağırına gidince Virchow’u düelloya çağırdı. Gençliğinde kılıç düellolarıyla ün yapmış, izlerini yüzünde taşıyan bir adamdı. Karşısındaki ise ömrünü mikroskop başında geçirmişti.
Gerçekte Virchow, düelloyu uygar insana yakışmayan bir iş sayarak çağrıyı geri çevirdi. Ama halk arasında olayın çok daha güzel bir anlatımı yayıldı.
O rivayete göre âdet gereği silahı seçme hakkı, meydan okunan tarafındı. Virchow kabul etti ve buluşma yerine bir kutuyla geldi. Kutudan birbirinin eşi iki sosis çıkardı.
- Bunlardan biri tertemiz, dedi. Öbürüne trişin kurdu bulaştırdım; yiyen ağır hastalanır, belki ölür. Dışarıdan ayırt edilemezler. Siz birini seçip yiyin ekselans, kalanı ben yiyeceğim.
Bismarck sosislere baktı, doktora baktı. Sonra düellodan vazgeçti.
Hikâyenin aslı böyle olsun olmasın, yüz elli yıldır anlatılmasının bir sebebi var. Güçlü biriyle onun seçtiği meydanda, onun bildiği silahla dövüşülmez.
Kaynak: Bismarck’ın 1865’teki düello çağrısı tarihî bir olaydır; sosis anlatısı sonradan yayılmış bir rivayettir.
613 / 658