Pembe Gazete
1888’de Londra’da dört sayfalık bir finans gazetesi çıkmaya başladı. Adı Financial Times’tı. Karşısında kendisinden dört yıl önce kurulmuş, yerleşmiş bir rakip vardı: Financial News. İki gazete aynı okura, benzer haberleri, aynı siyah beyaz sayfalarda satıyordu. Bayinin tezgâhında yan yana durduklarında hangisi hangisi, ayırt etmek güçtü.
Gazeteyi çıkaranlar içeriğin daha iyi olduğuna inanıyordu. Ama okur, daha gazeteyi eline almadan karar veriyordu.
1893’te basit bir şey denediler. Gazeteyi beyaz yerine açık pembe, somon rengi kâğıda bastılar. O günlerde bu kâğıt ağartılmadığı için beyazından ucuzdu da.
Ciddi bir borsa gazetesi için tuhaf bir seçimdi. Ama ertesi sabah tezgâhtaki onlarca siyah beyaz gazetenin arasında bir tanesi uzaktan seçiliyordu. Trende birinin elinde, bir bankerin koltuğunun altında, ne okuduğu on adım öteden belliydi.
Financial Times zamanla rakibini geçti. 1945’te iki gazete birleşti ve pembe olanın adı kaldı. Bugün o kâğıt özel olarak boyanıyor ve beyazından pahalıya geliyor. Gazete yine de vazgeçmiyor.
Farkını anlatmak için her zaman sayfalar dolusu söz gerekmez. Bazen yapılacak şey, insanların bakar bakmaz göreceği tek bir farkı ortaya koymaktır.
Kaynak: Financial Times’ın kurum tarihi.
609 / 658