Rütbeye Değil, Yaraya Bakan Cerrah
Napolyon’un ordularında Dominique-Jean Larrey adında bir cerrah vardı. Bir ayakkabıcının oğluydu. Mısır’dan Moskova’ya, imparatorun bütün seferlerine katıldı.
O devirde savaş meydanında yaralının kaderi apoletine bağlıydı. Önce subaylara ve soylulara bakılır, erler sıranın sonunda beklerdi. Yarası hafif bir er, sıra kendisine gelene kadar kan kaybından ölebilirdi.
Larrey bu düzeni bozdu. Yaralılara rütbesine, hatta hangi ordunun askeri olduğuna bakılmadan, yalnızca yaranın aciliyetine göre müdahale edilmesini istedi. Yaralıları cepheden hızla taşımak için atlı arabalardan “uçan ambulanslar” kurdu. Bugün acil servislerde uygulanan triyajın kökü oraya uzanır.
Seferlerden birinde Fransızlara esir düşen yaralılar arasında genç bir Prusyalı subay vardı. Larrey onu da kendi askerleri gibi tedavi etti.
1815’te Waterloo’da Fransız ordusu dağıldı. Larrey yaralandı, Prusyalıların eline düştü ve kurşuna dizilmesi emredildi. Gözleri bağlanmak üzereyken Prusyalı bir hekim onu tanıdı; bir zamanlar derslerini dinlemişti. İnfazı durdurup onu komutanına götürdü.
Komutan, Mareşal Blücher’di. Larrey’in yıllar önce tedavi ettiği genç subay onun oğluydu. Blücher cerrahı sofrasına oturttu, sonra güven içinde ülkesine gönderdi.
Napolyon vasiyetnamesinde Larrey için şunu yazdırmıştı: “Tanıdığım en erdemli insan.”
Kaynak: Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi Waterloo sergisi; Hektoen International, “Dominique-Jean Larrey”.
610 / 658