Zekâ ve Bilgelik 1 dk
Açık Ol
Bir üniversite profesörü, Zen hakkında bir şeyler öğrenmek için Zen ustası Nan-in’i ziyaret eder. Fakat akademisyen, ustayı dinlemek yerine durmaksızın kendi fikirlerinden söz eder.
Nan-in bir süre dinledikten sonra misafirine çay ikram eder. Fincanı ağzına kadar doldurduktan sonra da doldurmaya devam eder. Çay fincandan taşar, tabağı doldurur, adamın pantolonuna ve yere dökülür.
Profesör dayanamayarak haykırır:
- Fincan doldu, görmüyor musun? Daha fazla almaz.
- Doğrudur, diye yanıtlar Nan-in sakince. Tıpkı bu fincan gibi siz de kendi fikir ve görüşlerinizle dolusunuz. Kabınızı boşaltmadan size nasıl Zen öğretebilirim?
579 / 658