İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi

Perşembe Günü Okul Yok

Nora Ephron, Amerika’nın en sevilen yazar ve senaristlerinden biriydi. “Harry Sally’ye Kavuşunca” filminin senaryosunu o yazdı. Ama yazarlık macerası bir lise dersinde başladı.

Beverly Hills Lisesi’nde gazetecilik öğretmenleri Charles Simms, ilk derste tahtaya altı kelime yazdı: Kim, ne, nerede, ne zaman, neden, nasıl. Bir haberin ilk cümlesinin bu sorulara cevap vermesi gerektiğini anlattı.

Sonra öğrencilere bir haberin bilgilerini okudu. Okul müdürü, bütün öğretmenlerin gelecek Perşembe günü Sacramento’ya gideceğini duyurmuştu. Orada yeni öğretim yöntemleri üzerine bir toplantıya katılacaklardı. Konuşmacılar arasında ünlü antropolog Margaret Mead de vardı.

Öğrenciler hemen yazmaya başladı. Nora da dahil herkes aşağı yukarı aynı cümleyi kurdu: “Okul müdürü, öğretmenlerin Perşembe günü Sacramento’da Margaret Mead’in de konuşacağı bir toplantıya katılacağını duyurdu.”

Öğretmen kâğıtları topladı, okudu ve bir kenara koydu. Sonra şöyle dedi:

- Bu haberin ilk cümlesi şu: Perşembe günü okul yok.

Nora Ephron yıllar sonra o anı şöyle anlatacaktı: “Aman Tanrım, mesele asıl noktayı bulmakmış! O an gazeteciliğe âşık oldum.”

Bilgiler doğruydu. Ama öğrencilerin hiçbiri, okuyanı asıl ilgilendiren şeyi görmemişti. Öğretmen onlara bilgiyi aktarmanın değil, anlamı bulmanın önemini göstermişti.

Bir şeyi anlatırken kendimize sormamız gereken soru, “Ne oldu?” değil, “Bu neden önemli?” sorusudur.

Kaynak: Nora Ephron, Academy of Achievement röportajı (2007); Chip & Dan Heath, Akılda Kalıcı Fikirler.

635 / 658