İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi

İki Parmakla Çalan Gitarist

Django Reinhardt, Paris’in kenarında karavanlarda yaşayan bir Roman müzisyendi. On sekiz yaşına geldiğinde banjo ve gitar çalarak geçimini sağlıyor, şehrin dans salonlarında adı duyulmaya başlıyordu.

1928 sonbaharında bir gece, eşi Bella ile yaşadığı karavana döndü. Bella geçimlerine katkı için yanıcı selüloitten yapma çiçekler yapıyordu ve karavan bu çiçeklerle doluydu. Django yatarken bir alev çiçeklere değdi ve karavan bir anda yandı.

Django ve Bella canlarını kurtardı. Ama Django ağır yanmıştı. Gitarın tellerine bastığı sol elinin yüzük ve serçe parmakları kavrulmuş, bir daha açılmamak üzere kıvrılmıştı. Sağ bacağı da kötü durumdaydı.

Doktorlar bacağının kesilmesi gerektiğini söyledi. Django reddetti ve hastaneden kaçtı. Doktorlar ona bir şey daha söylemişti: Bir daha asla gitar çalamayacaktı.

İyileşmesi bir buçuk yıla yakın sürdü. Kardeşi Joseph ona yeni bir gitar getirdi. Django yatağında, saatlerce, çalmayı yeniden öğrendi. Solo kısımları sadece işaret ve orta parmağıyla çalan, iki yaralı parmağını yalnızca bazı akorlarda kullanan bambaşka bir teknik geliştirdi.

Bacağı kesilmedi, bir süre bastonla yürüdü. Birkaç yıl sonra yeniden sahnelerdeydi.

1934’te keman virtüözü Stéphane Grappelli ile birlikte Quintette du Hot Club de France’ı kurdu. Avrupa’nın ilk büyük caz grubu sayılan bu topluluk, caza yepyeni bir ses getirdi. Django Reinhardt bugün hâlâ gelmiş geçmiş en büyük gitaristlerden biri olarak anılıyor.

Kaybettiklerimiz bazen yolu kapatmaz. Bizi başka, daha önce kimsenin yürümediği bir yola sokar.

Kaynak: Williams & Potokar, “Musical interlude”, BMJ (2009).

630 / 658