İki Harita
Boston’da kaldırımlar uzun yıllar boyunca basit bir kurala göre onarıldı. Bir vatandaş belediyeyi arayıp bozuk bir kaldırımı şikâyet ederse, şikâyet sıraya girer, sırası gelince onarılırdı.
Sistem adil görünüyordu. Herkes arayabiliyordu, herkesin şikâyeti dinleniyordu.
Boston’un baş mühendisi Katie Choe bu sistemi sorgulamaya karar verdi. Ekibine sıra dışı bir iş verdi: Şehirdeki yaklaşık iki bin beş yüz kilometrelik kaldırımı, sokak sokak, blok blok dolaşıp hepsinin durumunu kaydetmek.
Ortaya bir harita çıktı: Boston kaldırımlarının gerçek durumu.
Sonra Choe bu haritayı bir başkasıyla karşılaştırdı: belediyeye gelen kaldırım şikâyetlerinin haritası.
İki harita birbirine hiç benzemiyordu. Şikâyetlerin çoğu şehrin varlıklı mahallelerinden geliyordu. Oralarda insanlar belediyeyi aramaya alışkındı, nereye başvuracaklarını biliyorlardı. Oysa o mahallelerdeki kaldırımlar genellikle iyi durumdaydı.
Kaldırımların en kötü olduğu yerler ise Roxbury ve Dorchester gibi yoksul mahallelerdi. Oradaki kaldırımların üçte ikisi kötü durumdaydı. Ama oradan çok az şikâyet geliyordu.
Yıllardır şehir, en çok sesini çıkaranın kaldırımını onarıyordu. En çok ihtiyacı olanınkini değil.
Choe’nun ekibi onarım sırasını değiştirdi. Bütçe, en bozuk kaldırımların olduğu mahallelere yönlendirildi. Choe şöyle dedi: “Özel yatırım yapmamız gereken yerler oralardı.”
Bir şeyi ne kadar iyi yaptığımızı ölçmek, doğru şeyi yaptığımız anlamına gelmez. Bazen en büyük ihtiyaç, en sessiz olanın sesindedir.
Kaynak: The Boston Globe (4 Mart 2018); Dan Heath, Upstream (2020).
629 / 658