İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi

Böceklerden Öğrenen Robot

Aralık 1984’te Avustralyalı robot bilimci Rodney Brooks, eşi ve bebeğiyle Tayland’a, kayınvalidesinin evine gitti. Bir ay kalacaklardı.

Evdekiler İngilizce bilmiyordu, Brooks da Tayca. Hava çok sıcaktı, dışarı çıkmak zordu. Nehir kıyısındaki evde günlerce oturdu ve can sıkıntısıyla etrafı izledi. Karıncalar, sivrisinekler, böcekler…

Bir şey dikkatini çekti. Bazılarının beyninde sadece yüz bin kadar sinir hücresi vardı. Ama bu minik canlılar, o dönem laboratuvarlarda yapılan robotların hiçbirinin yapamadığını yapıyordu. Engellerden kaçıyor, yolunu buluyor, hızla hareket ediyordu.

O yıllarda robotlar binlerce satır kod ve karmaşık hesaplarla, her olasılığı önceden düşünerek programlanıyordu. Stanford’daki ünlü bir robot, bir metre ilerlemek için on beş dakika düşünüyordu.

Brooks, böceklerin dünyayı böyle hesaplamadığını düşündü. Amerika’ya döndüğünde, MIT’de birkaç basit kurala dayanan bir robot yaptı: Hiçbir şeye çarpma. Etrafta dolaş. Uzaktaki bir noktaya doğru git.

“Allen” adını verdiği robot, kalabalık bir odada kimseye çarpmadan dolaşabildi.

1990’da arkadaşlarıyla iRobot’u kurdu. 2002’de şirket, evleri kendi kendine süpüren ilk yaygın robot süpürgeyi çıkardı: Roomba. Bugün iRobot’un elli milyonu aşkın robotu evlerde dolaşıyor.

Bazen en büyük fikirler laboratuvarda değil, sıkıntıdan böcek izlenen bir öğleden sonra doğar.

Kaynak: MIT Technology Review (2019).

623 / 658