İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi
Dinî 3 dk

Bin Ay Savaşan Adam

Bir gün Peygamber Efendimiz ashabıyla otururken onlara İsrailoğulları’ndan bir adamı anlattı. Bu adam bin ay boyunca Allah yolunda silahını hiç bırakmamış; gündüzleri düşmanla savaşmış, geceleri ibadetle geçirmişti.

Ashab bu ömre ve amelin çokluğuna hayran kaldı. Kendi kısa ömürlerine baktılar, içlerinden bir hüzün geçti: biz bu kadar uzun yaşayamayız ki, onun kazandığına nasıl ulaşırız?

O adamın adı, tefsir ve kısas-ı enbiya kitaplarında Şemsun olarak geçer.

Şemsun, Allah’ın kendisine olağanüstü bir güç verdiği bir kuldu. Yaşadığı memleketin halkı putlara tapıyor, Allah’a inananlara zulmediyordu. Şemsun tek başına onlara karşı durdu. Rivayete göre elinde kılıç bile yoktu; bir devenin çene kemiğini silah olarak kullanıyordu. Susadığında Allah’a dua eder, o kemiğin içinden ona tatlı bir su akardı. Ne kadar asker gönderdilerse hepsini dağıttı. Zincirler onu tutmuyor, duvarlar onu durdurmuyordu.

Düşmanları onu kılıçla yenemeyeceklerini anlayınca başka bir yol aradılar. Şemsun’un evine, karısına gittiler. Önüne altın yığdılar:

- Onu bağla, bize teslim et; bu altınlar senin olsun.

Kadının gözü altına takıldı.

O gece Şemsun uyurken karısı onu kalın iplerle bağladı. Şemsun uyanıp bir gerindi, ipler pamuk ipliği gibi koptu.

- Bunu neden yaptın?

- Gücünü denemek istedim.

Bir başka gece zincir getirdiler; kadın onunla bağladı. Şemsun yine kalktı, zincirler halka halka döküldü.

Kadın bu sefer başka bir yola saptı. Şemsun’a sevgiyle yaklaştı:

- Dünyada seni bağlayabilecek hiçbir şey yok mu?

Şemsun karısına güveniyordu. Sırrını söyledi:

- Beni ancak kendi saçım bağlayabilir.

Şemsun’un saçları çok uzundu. Bir gece o derin uykudayken kadın saçlarından örgüler yaptı; ellerini ve ayaklarını kendi saçıyla bağladı. Şemsun uyandığında kıpırdayamadığını gördü. Kapı açıldı, düşmanları içeri doldu.

Onu yakaladılar, ağır işkenceler ettiler. Gözlerine mil çektiler, kulaklarını ve burnunu kestiler. Sonra halkın gözü önünde ibret olsun diye, kralın büyük sarayının ortasındaki direklerden birine bağladılar. Kral, adamları ve halk sarayda toplanmış, kör ve yaralı Şemsun’la alay ediyorlardı.

Şemsun o hâlde başını kaldırdı ve Rabbine yalvardı. Gücünü kendisine geri vermesini, zalimlere karşı bir kez daha yardım etmesini istedi.

Allah duasını kabul etti. Şemsun’un kollarına eski gücü döndü. Bağlı olduğu direği ve yanındaki direği kavradı, var gücüyle çekti. Direkler yerinden söküldü; sarayın tavanı içindekilerin üstüne çöktü. Kral da, adamları da, altın karşılığında kocasını satan kadın da enkazın altında kaldı. Rivayete göre Allah Şemsun’u o enkazın içinden kurtardı, sağlığını geri verdi; o da ömrünün geri kalanını yine Allah yolunda geçirdi.

Ashab bu hikâyeyi dinleyip o bin aylık ömre gıpta edince Cebrail geldi ve Kadir Suresi indi:

“Biz onu Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.”

Allah, ömrü kısa olan bu ümmete öyle bir gece verdi ki, onu ihya eden, Şemsun’un bin ay boyunca kazandığından fazlasını tek bir gecede kazanabilir.

Kaynak: Sa’lebî, Arâisü’l-Mecâlis; Kurtubî’nin Kadir Suresi tefsiri. Rivayet Vehb b. Münebbih’e dayanır. Şemsun adı ve kıssanın ayrıntıları İsrâiliyyat kabul edilir; hadis usulüne göre sahih değildir.

657 / 658