İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi

Sokağa İnen Kuklalar

1960’ların sonunda Amerika’da bir grup eğitimci ve televizyoncu, okul öncesi çocuklara televizyon aracılığıyla bir şeyler öğretmek istiyordu. Programın adı Sesame Street’ti, bizdeki adıyla Susam Sokağı.

Yayına başlamadan önce beş deneme bölümü çektiler. Bu bölümler hiç yayımlanmayacaktı. Amaç, çocukların neyi sevip neyi sevmediğini görmekti.

Araştırma direktörü Edward Palmer bunun için ilginç bir yöntem geliştirdi. Çocuklar programı izlerken yanlarındaki bir perdeye birkaç saniyede bir yeni bir resim yansıtılıyordu. Araştırmacılar, çocukların gözlerinin programdan ayrılıp resme kaydığı her anı not ediyordu.

1969 yazında deneme bölümleri Philadelphia’da onlarca evde ve New York’taki kreşlerde çocuklara gösterildi. Sonuçlar genel olarak iyiydi. Ama bir sorun vardı.

Programda iki tür sahne vardı. Kuklaların olduğu kısa bölümler çocukları büyülüyordu. Ama sadece gerçek insanların oynadığı sokak sahnelerinde çocukların dikkati dağılıyor, gözleri perdeye kayıyordu.

Çocuk psikologları başta uyarmıştı: Kuklalar ile gerçek insanları aynı sahnede buluşturmayın, çocukların kafası karışır. Ama yapımcılar çocukları izlemişti ve başka bir karar verdiler. Kuklaları sokağa indirdiler.

Sokak sahneleri yeniden çekildi. Kuklalar artık o sokakta yaşıyor, yetişkinlerle konuşuyor, onlarla birlikte gülüyordu. Bunun için iki yeni karakter yaratıldı. Biri çöp kutusunda yaşayan huysuz Kırpık, öteki dev, sarı tüylü Minik Kuş’tu.

Program 10 Kasım 1969’da yayına başladı. Yarım asrı aşkın süredir dünyanın dört bir yanında çocuklara okumayı, saymayı ve birbirine iyi davranmayı öğretiyor.

Neyin işe yaradığını bilmek istiyorsanız, uzmanları dinlemekle yetinmeyin. Kime hizmet ediyorsanız ona bakın.

Kaynak: The Philadelphia Inquirer; Malcolm Gladwell, Kıvılcım Anı.

638 / 658