İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi
İbret 1 dk

Meşeyle Saz

Meşe bir gün saza demiş:

- Doğrusu Tanrı size gadirlik etmiş. Minnacık bir serçe konsa üstünüze, beliniz bükülüverir; suları ürperten seher yeli baş eğdirir size. Bir de benim şu dağ gibi gövdeme bak! Güneş bile zor giriyor içime, fırtına dallarıma oyuncak. Her esen yel sana bora, bana kasırgalar meltem. Bari gelip gölgemde yaşasan da üzerine kanat gersem. Ama sizin soyunuz nedense gider sulu rüzgârlı yerlerde biter. Acıyorum sizlere; doğa haksızlık etmiş sazlara.

- İyi yüreklisin, demiş saz meşeye. Eksik olma, ama bizim için üzülme. Benden çok sen kork rüzgârdan: ben eğilirim, kırılmam. Doğru, bugüne kadar dayanmışsın, dimdik durmuş, boyun eğmemişsin. Ama sertin serti var; bakarsın bir gün sen de rastlarsın.

Demeye kalmamış, rüzgâr patlamış. Öyle bir karayel ki, o güne dek kimse rastlamamış böylesine. Rüzgârların anası kuzey, en azgın oğlunu salmış dünyaya.

Saz eğilmiş, meşe dayanmış; karayel arttıkça artmış. Sonunda birdenbire gelmiş meşenin hakkından: göklere değen başını sermiş yere, köklerini çıkarmış yedi kat yerden.

174 / 658