Kuşun Adı
Richard Feynman, yirminci yüzyılın en büyük fizikçilerinden biriydi, Nobel Ödülü kazandı. Ama ona göre bilim insanı olmasının en büyük sebebi babasıydı.
Feynman çocukken yaz tatillerini ailesiyle birlikte New York yakınlarındaki dağlarda geçirirdi. Babalar hafta içi şehirde çalışır, hafta sonları gelirdi. Babası Melville Feynman, hafta sonları oğlunu ormanda yürüyüşe çıkarırdı.
Bir pazartesi, babalar şehre dönmüşken çocuklar bir çayırda oynuyordu. Arkadaşlarından biri Richard’a sordu:
- Şu kuşu görüyor musun? Ne kuşu bu?
- Hiçbir fikrim yok, dedi Richard.
- Kahverengi gırtlaklı ardıç kuşu. Baban sana hiçbir şey öğretmiyor!
Feynman’a göre durum tam tersiydi.
Babası ona bir kuşu göstermiş ve kuşun adını İtalyanca, Portekizce, Çince, Japonca söylemişti. Sonra şöyle demişti:
- O kuşun adını dünyanın bütün dillerinde bilebilirsin. Ama hepsini bildiğinde, kuşun kendisi hakkında hiçbir şey bilmiş olmazsın. Sadece farklı yerlerdeki insanlar hakkında ve o kuşa ne dedikleri hakkında bir şey bilirsin. Hadi kuşa bakalım ve ne yaptığını görelim. Önemli olan bu.
Babası ona sorular sorardı. Mesela kuş neden gagasıyla tüylerini didikliyordu? Richard bir tahminde bulunurdu. Sonra baba oğul, tahmini sınamak için kuşları izlerdi.
Feynman yıllar sonra şöyle yazdı: “Bir şeyin adını bilmekle bir şeyi bilmek arasındaki farkı çok erken yaşta öğrendim.”
Kaynak: Richard Feynman, “What Do You Care What Other People Think?” (1988).
646 / 658