İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi
İbret 3 dk

Küçük Tavuk

Kısa bir süre önce Prof. Dr. Özcan Yeniçeri ile bir havaalanı salonunda otururken emekli bir generalimizle sohbet ettik. Güncel konuları tartışırken emekli general, ABD’de bir askerî okulda Amerikalı subaylarla birlikte girdiği bir dersi ve orada anlatılanları aktardı. Ben de size aktarıyorum.

Dershanede hocayı beklerken ışıklar kapanmış ve bir çizgi film gösterilmeye başlanmış. Filmin adı “Küçük Tavuk”.

Bir kümes var. Kümeste birçok tavukla genç ve küçük horozlar, bir de kümesin yaşlı ve büyük horozu bulunuyor. Kümesin etrafında bir tilki dolaşıyor. Yaşlı horoz, tilki içeri girmesin diye kapıyı sıkı sıkıya kapatmış, tavukları dışarı bırakmıyor. Dışarı çıkamadıkları için doğru dürüst yemlenemeyen tavuklar da zayıf kalıyor. Yaşlı horoz onlara ölmeyecek kadar mısır tanesi dağıtarak yaşamalarını sağlıyor.

Kümese giremeyen tilki, tellerde küçük bir delik açıp genç bir horoza sesleniyor ve ona biraz mısır veriyor. Mısırı yiyen genç horoz her gün gelip tilkiden mısır alıyor.

Bir süre sonra tilki, genç horoza tek başına yiyebileceğinden fazlasını veriyor. Horoz hem kendisi yiyor hem de diğer tavuklara dağıtıyor. Böylece yaşlı horozun kümesteki gücü yavaş yavaş kırılıyor; etrafındaki tavuklar azalıyor, artık irileşen genç horozun etrafında toplanıyorlar.

Bu aşamada tilki, kümesin kapısının önüne mısır bırakıyor. Kümeste bir tartışma çıkıyor: kapıyı açalım mı, açmayalım mı? Sonunda korkarak açıyorlar, kafalarını dışarı uzatıp yemleniyor ve hemen geri çekiliyorlar. Bir süre böyle devam ediyor. Hiçbir şey olmuyor. Tavuklar rahatlıyor, korkuları azalıyor.

Nihayet bir gece tilki kümesin önündeki avluya mısır döküyor. Artık korkusuz olan tavuklar, güçlü horozun öncülüğünde dışarı çıkıp rahat rahat yemleniyorlar. Kümesteki her tavuk semiriyor.

Tilki bir süre sonra, gece, kümesin kapısından kendi mağarasına kadar mısır tanelerini döküyor. Sabah kümesten çıkan tavuklar yemlene yemlene mağaraya kadar gidiyor, sonra içeri giriyorlar. Onları içeride bekleyen tilki, bütün kümes mağaraya girince kapıyı kapatıyor.

Çizgi film burada bitmiş. Işıklar yanmış, dersin hocası kürsüye çıkıp derse şöyle başlamış:

- İşte Üçüncü Dünya ülkeleri böyle yönetilir.

Beni meraka düşüren husus, içeride bir Türk subayı varken böyle bir dersi vermekten neden sakınmadıklarıydı. Bunu sordum. Emekli general:

- Umurlarında olduklarını mı zannediyorsunuz Ümit Bey? Amerikalılar hiçbir şeyi gizlemeye ihtiyaç duymazlar, dedi.

Sonra emekli general İstanbul uçağına binmek için bizden ayrıldı. Biz de Özcan Yeniçeri Hoca ile Ankara uçağını beklerken kümesten, horozlardan ve tavuklardan konuştuk. Belki siz de bu yazıyı okuduktan sonra aynı soruları sorarsınız:

  1. Kümes neresi?
  2. Yaşlı horoz kim?
  3. Genç horoz kim, şu anda neler yapıyor?
  4. En önemlisi, tilki kim?

502 / 658