İçimden Bir Ses
Mesleğe yeni başladığım yıllardı. Tayinim bir dağ köyüne çıkmıştı. Küçük bir okul, bir avuç öğrenci, bir de her işe koşturan biz öğretmenler.
O öğrencilerin arasında biri vardı ki yaramazlıkta sınır tanımıyordu. Arkadaşlarını itip kakıyor, camları kırıyor, nereye gitse arkasında bir dağınıklık bırakıyordu.
Ama asıl derdimiz başkaydı. Okulun tuvaletini biri sürekli kirletiyordu. Hem de öyle bir kirletiyordu ki kapıyı açtığınızda ne yapacağınızı şaşırıyordunuz. Deliği bırakıp sağa sola, duvarlara, her yere… Aylarca sürdü bu. Kim yapıyor, bir türlü bulamadık.
Köy okulu işte. Hizmetli yok, temizlikçi yok, kimse yok. Kova da bizde, paspas da bizde. Her sabah o manzarayla karşılaşıp sessizce temizliyorduk.
Sonunda bir gün kimin yaptığını öğrendim. Tahmin edersiniz, o meşhur yaramazımız.
Çok sinirlenmiştim. Çağırdım karşıma.
- Oğlum, dedim, sen neden böyle yapıyorsun?
Çocuk yüzüme baktı, baktı, baktı. Sonra da gayet ciddi bir şekilde:
- Öğretmenim, dedi, içimden bir ses “yap” diyor.
Ben bir an durdum. İçimden “Bismillahirrahmanirrahim” dedim. Bu nasıl bir cevaptı böyle?
Bizim o okulda rehber öğretmen yok, pedagog yok, danışacak kimse yok. Olsa olsa yirmi sene sonra gelir belki. Ne yapacaksam kendim yapacaktım.
- Gel bakalım oğlum içeri, dedim.
Geldi. Önüne boş bir kâğıt koydum.
- Şimdi bana o içindeki sesin resmini çiz, dedim.
Çocuk kıkır kıkır gülerek çizmeye başladı. Ne çizeceğini adım gibi biliyordum.
Ben de karşısına oturdum, bir kâğıt da kendime aldım. Kendi içimdeki sesin resmini çizmeye başladım. İkimizin de aynı şeyi çizdiğinden emindim.
Bir süre sonra çocuk kıpır kıpır olmaya başladı. Bitirmişti.
- Çizdin mi oğlum?
- Çizdim öğretmenim.
Getirdi, kâğıdı masaya koydu. Çizgi filmlerde, televizyonda gördüğü şeytanı çizmişti. Kafasında boynuzlar, elinde dirgen, arkasında sivri bir kuyruk.
- İçindeki sesin resmi bu mu? dedim.
- Evet öğretmenim.
Ben de kendi kâğıdımı yavaşça çevirdim. Benimki onunkinden çok daha korkunçtu. Boynuzları daha büyük, bakışları daha sert, dişleri daha sivri.
Çocuk resme baktı, sonra bana baktı. Ben de sakin bir sesle dedim ki:
- Bak oğlum, bu da benim içimdeki sesin resmi. Ve o ses bana, sana çok kötü davranmamı söylüyor.
Biraz durdum.
- Ama ben yapmıyorum.
İnanır mısınız, o günden sonra o çocuk bir daha tek bir yaramazlık yapmadı.
576 / 658