İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi
Vefa 1 dk

Partal Kundura

Uşak olarak çalışan on üç yaşında bir çocuk vardı. Bu kimsesiz çocuğa bir dul kadın acıyarak, çıplak ayaklarına kocaman bir çift partal kundura giydirmişti.

O sırada oradan bir kapıcıbaşı geçti. Çocuğun zekâyla parlayan gözleri dikkatini çekti. Onu İstanbul’a getirdi, saraya, Enderun’a verdi. Güzelliğinden ötürü çocuğa Yusuf adı verildi.

Yusuf kısa zamanda yükselerek Kaptan Paşa oldu.

Bir gün memleketine paşanın bir adamı geldi ve sancak beyine mühürlü bir meşin torba verdi. Yanındaki mektupta şunlar yazılıydı:

- Falan yerde oturan Marya isminde bir dul kadın vardır. Bu torba, eğer sağ ise, o dul kadına verilecektir.

Kadın sağdı; çok fakir düşmüştü. Torba kendisine teslim edildi.

Torbanın içinde kocaman bir çift partal kundura vardı ve içleri altın doldurulmuştu. Paşa torbanın içine kısa bir mektup koymuştu:

- Anacığım, bir kış günü donmuş çıplak ayaklarına bu kunduraları giydirdiğin kimsesiz çocuk, ölünceye kadar seni unutmayacaktır.

709 / 710