İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi
Tarihî 1 dk

Oyuncak Fabrikasından Çıkan Silah

1940 yazında üç yüz bini aşkın İngiliz ve müttefik askeri Fransa’nın Dunkirk sahilinden son anda kurtarıldı. Askerler geri geldi ama tüfekler, toplar, araçlar karşı kıyıda kaldı. Hitler Manş’ın öbür yakasındaydı ve İngiltere neredeyse eli boş bekliyordu.

En çok ihtiyaç duyulan şeylerden biri hafif makineli tüfekti. İyisi Amerika’da vardı: Thompson. Ama tanesi iki yüz dolar tutuyordu, teslimi aylar alıyordu ve hazine boştu.

O yıllarda İngiltere’de dilden dile dolaşan bir söz vardı. Kimi fizikçi Rutherford’a, kimi Churchill’e mal eder: “Paramız yok; öyleyse düşünmek zorundayız.”

Enfield’deki devlet silah fabrikasında iki adama görev verildi: Binbaşı Reginald Shepherd ve tasarımcı Harold Turpin. “En iyi silah nasıl olur?” diye sormadılar. “Elimizde ne var ve onunla ne yapılır?” diye sordular. Elde çelik boru, sac, yay ve pres makinesi vardı.

Kısa sürede ortaya çıkan silaha, soyadlarının baş harfleriyle fabrikanın adını birleştirip Sten dediler. Kırk yedi parçadan ibaretti. Dipçiği çıplak bir demir çubuktu. Usta işçilik istemiyordu; birkaç saatte, küçük bir atölyede bile yapılabiliyordu. Maliyeti Thompson’ın yirmide biri kadardı.

Üretimin büyük bir kısmını bir oyuncak şirketi üstlendi. Savaştan önce teneke arabalar ve pedallı otomobiller yapan Lines Kardeşler’in fabrikası artık Sten basıyordu.

Askerler onu pek sevmedi. Çirkindi, tutukluk yapardı; “tesisatçının kâbusu” diye ad taktılar. Ama vardı. Savaş bitene kadar dört milyon kadar üretildi; paraşütle Fransa’ya, Norveç’e, Polonya’ya, direnişçilerin eline atıldı.

Mükemmel silah gelemedi. Yeterince iyi olanı, zamanında yetişti.

Kaynak: Sten hafif makineli tüfeğinin tarihi (Enfield Kraliyet Silah Fabrikası, 1941).

605 / 658