İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi
Sevgi 2 dk

Mükemmel Kalp

Genç bir adam, kendi kalbinin yörenin en güzel kalbi olduğunu ilan etmişti. Onu görenler de bunu onaylamıştı. Birden kalabalığı tam ortadan yaran yaşlı bir adam genç adama doğru yürüdü:

- Neden senin kalbin benimki kadar güzel değil? dedi.

İşte tam o anda kalabalık ve genç adam, yaşlı adamın kalbine baktılar. Çok hızlı çarpıyordu; fakat içinde çok fazla yara vardı, zaten çok az kalan boşlukların üzeri de keskin çentiklerle doluydu. Yaşlı adamın yaşlı kalbinin çok acı çektiği belli oluyordu.

İnsanlar şaşırmıştı: yaşlı adam bu kalbin en güzel kalp olduğunu nasıl söyleyebilirdi? Genç adam gülerek:

- Şaka ediyor olmalısın, dedi. Benim kalbim pürüzsüz mükemmellikte iken seninki gözyaşları ve acılardan oluşmuş yara izleriyle dolu.

- Doğru, diye yanıt verdi yaşlı adam. Senin kalbin mükemmel görünüyor, fakat ben asla yaşlı kalbimi seninle değişmem. O gördüğün her yara, sevgimi verdiğim bir kişiyi gösteriyor. Onlara kalbimin bir parçasını seve seve verdim, onlar da kendilerinden bir parçayı bana verdiler. Bu parçalar benim verdiğim parçalara bazen tam uymadı, üstünde ya da köşelerinde pürüzler oldu; fakat ben onların her parçasını tek tek seviyorum, çünkü her biri paylaşılan sevgileri, dostlukları bana hatırlatıyor.

Bazen de sevgimin ve dostluklarımın karşılığını alamadım. Kalbimin içindeki o yara dolu boşluklar bu yüzden ucu kıvrık bıçak gibi ve oldukça acı verir. Fakat hâlâ boşturlar; bu da başkalarının bir gün bana sevgi ve dostluklarını verip bu boşlukları doldurabileceğini gösterir ve benim hâlâ o umutla yaşamamı sağlar.

Şimdi söyle genç adam, sence hangi kalp daha güzel?

Genç adamın gözleri sevgi gözyaşlarıyla dolmuştu. Yaşlı adama doğru yürüdü ve kalbinden genç ve güzel bir parçayı dostça ona uzattı. Yaşlı adamın kalbinde hâlâ birçok boşluk vardı. Yaşlı adam, genç adamın cömertçe verdiği parçayı dostlarının olduğu bölüme yerleştirdi, üzerine çentikler attı ve yerine bir güzel oturttu.

Genç adam kendi kalbine baktı; artık eskisi kadar mükemmel ve pürüzsüz değildi. Ta ki yaşlı adam ona kendi kalbinden eski fakat güzel bir parça verene kadar.

Sonunda genç adam ve oradaki kalabalık, gerçek kalbin güzelliğini anlamıştı: kalbi güzelleştiren, onunla paylaşılan sevgi ve dostluktu. İçinde sevgi barındırmayan hiçbir kalp gerçekten güzel olmazdı.

177 / 658