İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi
Mizah 1 dk

Kuyruksuz Aslan

Kazvinlilerin âdetidir; vücutlarına, kollarına ve omuzlarına iğneyle mavi dövmeler yaptırırlar.

Bir Kazvinli tellağın yanına gidip dedi ki:

- Bana bir dövme yap; fakat canımı acıtma.

- Söyle yiğidim, ne resmi döveyim?

- Bir kükremiş aslan resmi döv. Talihim aslandır, onun için aslan olsun. Gayret et, dövmeyi adamakıllı yap.

- Vücudunun neresine döveyim?

- İki omzumun arasına.

Tellak iğneyi saplamaya başlayınca yiğidin sırtı acımaya başladı:

- Aman usta, beni öldürdün gitti! Ne yapıyorsun?

- Aslan yap dedin ya.

- Neresinden başladın?

- Kuyruğundan.

- Aman iki gözüm, bırak kuyruğunu. Aslanın kuyruğuyla benim kuyruk sokumum sızladı, nefesim kesildi, boğazım tıkandı. Aslan varsın kuyruksuz olsun. İğne yarasından yüreğime fenalık geldi, bayılacağım.

Usta, Kazvinliyi kayırmadan aslanın bir başka tarafını dövmeye başladı. Yiğit yine bağırdı:

- Burası neresi?

- Kulağı.

- Bırak, kulaksız olsun. Orasını da yapma.

Usta bu sefer başka bir yerine başlayınca Kazvinli yine feryat etti:

- Bu üçüncü iğne de neresini dövüyor?

- Azizim, karnı.

- Fena acıyor, iğneyi bu kadar çok batırma. Bırak, karınsız olsun.

Tellak şaşırdı; hayli müddet parmağı ağzında kaldı. İğneyi yere attı:

- Âlemde kimse böyle bir hâle düştü mü ki? Kuyruksuz, başsız, karınsız aslanı kim gördü? Tanrı bile böyle bir aslan yaratmamıştır.

Kaynak: Sa’dî-i Şîrâzî, Gülistan.

679 / 710