Küpçü Dükkanı
Bağırıp çağıran, irili ufaklı küpler arasında müthiş bir münakaşa oluyordu. Aynı desen ve renktekiler, aynı büyüklükte olanlar, küçük fakat zarif küpler, birer grup oluşturmuşlar, büyüklük ve üstünlük yarışına girişmişlerdi. Birbirinin üzerine atılmak üzereyken, içlerinden biri çıkarak:
- Küpdaşlar, dedi. Nedir bu kavga, nedir bu çekişme? Böyle devam ederse bu küpçü dükkânı hepimize mezar olacak. Sonunda kırılıp çöplüğe atılacağız.
Tartışmanın yoğunluğundan olacak ki hepsi dikkat kesilmişti. Küp, konuşmasına devam etti:
- Biraz önce sizler gibi çekişip dururken, üstümdeki zarif desenler aşındı… Göz alıcı renklerim döküldü. O güzelim desen ve renklerimin altından toprak göründü. Münakaşa ettiğim küpün sıyrılan deseni altından da toprak çıkınca, beni büyük bir düşünceye sevk etti. Bazı küpler şaşkın şaşkın birbirinin yüzlerine bakıyorlar, bazıları da rahatsızlıklarından dolayı homurdanıyorlardı. Küp:
- Biraz önce sizler gibi çekişip dururken, üstümdeki zarif desenler aşındı… Göz alıcı renklerim döküldü. O güzelim desen ve renklerimin altından toprak göründü. Münakaşa ettiğim küpün sıyrılan deseni altından da toprak çıkınca, beni büyük bir düşünceye sevk etti.
Bazı küpler şaşkın şaşkın birbirinin yüzüne bakıyor, bazıları da rahatsızlıklarından dolayı homurdanıyordu. Küp:
Muhsin Bozkurt
110 / 658