İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi
Tarihî 1 dk

Kaşıkçı Elması

Dünyanın tanınmış elmaslarının birer tarihçesi, macerası vardır. Bu arada bazıları kanlı ve uğursuz olarak meşhurdur. Türk hazinesinde Kaşıkçı Elması diye anılan kıymetli taşın hikayesini, on sekizinci asrın müverrihlerinden Râşid şöyle nakleder:

1669 yılında İstanbul’da Eğrikapı çöplüğünde dolaşan baldırı çıplak takımından bir adam, bir yuvarlak taş bulur. Bir yaymacı kaşıkçıya giderek üç tahta kaşığa değişir. Kaşıkçı taşı götürüp bir kuyumcuya on akçaya satar.

Kuyumcu taşı arkadaşlarından birine gösterir; kıymetli bir elmas olduğu anlaşılınca her ikisi sus payı ister. Aralarında kavga çıkar. Mesele Kuyumcubaşı’ya aksedince, Kuyumcubaşı kavgacıların eline birer kese akçe vererek taşı alır.

Fakat bu sefer de vakayı Sadrazam Köprülüzade Fazıl Ahmet Paşa duyar; taşı kendisi için satın almaya hazırlanırken mesele Padişah’a akseder. Dördüncü Mehmet, bir Hattı Hümâyun ile elması Sarayı Hümâyun’a getirtir ve taş Saray elmastıraşına verilir. Eğrikapı çöplüğünde bulunan taş işlenince, meydana kırk sekiz kırat nadide bir elmas çıkar. Kuyumcubaşı’ya Kapıcıbaşılık rütbesiyle bir kese bahşiş ihsan olunur.

Kaşıkçı Elması’nın Eğrikapı çöplüğüne nasıl düştüğü, tarihin bir sırrı olarak kalmıştır.

Reşat Ekrem Koçu

594 / 658