İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi
İbret 1 dk

Eyaz ve Beyler

Beyler padişahın Eyaz’a olan güvenini kıskanıyor ve bundan dolayı öfkeleniyorlardı: “Nasıl oluyor da Eyaz, tek başına otuz adamın aldığı parayı alır?” diyorlardı…

Bir gün padişah o otuz adamını alıp ava çıktı. Av sırasında, uzaktan bir kervan gördüler. Padişah adamlarından birine; “Git de sor bakalım kervan nereden geliyormuş.” dedi.

Adam gitti ve sordu, dönünce “Rey’den geliyormuş.” yanıtını verdi. Padişah aynı adama; “Peki nereye gidiyormuş?” diye sorunca adam şaşırdı kaldı, cevaplayamadı.

Bu kez bir başkasını gönderdi ve kervanın nereye gittiğini öğrenmesini istedi. Adam dönünce “Yemen’e gidiyormuş.” dedi. Padişah, “Peki yükü neymiş?” diye sordu ve ondan da cevap alamadı.

Bir başkası da yükünün Rey kâsesi olduğunu öğrendi ama “Rey’den ne zaman çıkmışlar?” sorusunu yanıtsız bıraktı.

Böylece otuz adam da çeşitli bilgiler için kervana gitti ama Padişahın tam olarak istediği bilgileri öğrenmeden geri geldi.

Padişah bunun üzerine; “Ben Eyaz’ı da sizleri sınadığım gibi sınadım; ben bir şey dilemeden, bütün bilgileri tek tek sordu ve sizin otuz kez gidip gelerek öğrendiğinizi o, bir kerede öğrendi.” dedi.

Beyler bu duruma itiraz ederek; “Bu, Allah’ın lütuflarındandır, çalışmakla elde edilmez.” dediler.

Padişahsa onlara; “İnsanın özünden doğarak başına gelen şey eğer zararsa bu, iyi çalışmamaktandır, kârsa adamakıllı çalışmaktandır…” diye yanıt verdi.

527 / 658