İlham Hikayeleri

Hikaye gönder RSS beslemesi
İbret 2 dk

Böyle Aşka Böyle Bedel

Bir gün bir kafede oturuyordum. Birden kafeye, daha önce gözümün görmediği güzellikte bir kadın girdi. Hayatımda onun gibisini görmedim. Ona bakıyordum, o da bana bakıyordu; gözler konuşuyordu.

Bir bakış, bir gülümseme, bir randevu ve bir buluşma. Kafeden çıkarken onu takip ettiğimi biliyordu; beni çağırdı ve telefon numarasını verdi. O gece benim en mutlu gecemdi.

Günler geçti. Onunla telefonda konuşuyordum; bir kere, iki kere, üç kere ve daha fazla. Ama maalesef onun yaşça benden daha büyük olduğunu fark ettim. Yine de güzelliği yaşını kapatıyordu; onunla saatlerce konuşmaya başladım.

Zengin olduğunu fark ettim, malları vardı. Boşanmış bir kadın olduğunu öğrendim. Sonra bir gün benim ticarette ona yardımcı olmamı istedi. “Tamam” dedim.

- Şu ülkeye git ve bana malları getir. Önce şu adrese git; oraya gittiğinde insanlar sana ne yapman gerektiğini anlatacaklar, dedi.

Çok sevindim. Başka bir ülkeye gidiyordum, hayallerim gerçekleşiyordu. Belirlenen otele gittiğimde bir kişi kapıyı çaldı. Kapıyı açtım ki, gelen o kadındı! Bahsettiği iş, birlikte olmaktan başka bir şey değildi. Bütün kalbim bu kadınla doluydu; aklımda sadece o vardı.

Aradan aylar geçti. Bir gün erkek kardeşimle birlikte seyahat ederken bir trafik kazası geçirdik. Bana bir şey olmadı ama kardeşimin durumu kötüydü; ambulans çağırıp hastaneye götürdük.

Şimdi bütün kaygım kardeşim olmuştu, gözlerimin önünde ölebilirdi. Doktor acil kısmından çıktığında:

- Hemen acil kan lazım, bekleyemeyiz, dedi.

Ben öne çıkınca sordu:

- Sen kimsin?

- Kardeşiyim, dedim.

Kan grubumu sordu, söyledim.

- Kardeşin ölmeden önce çabuk ona kan ver, dedi.

Kan alımından önce kan tahlili yaptılar. Sonra doktor geldi:

- Senin kanının nakledilmesine izin veremeyiz, dedi.

- Niye? Kardeşim ölmek üzere! dedim.

- Sonra… Sonra konuşuruz, başka kan istiyoruz, dedi.

Şaşırdım. Başka bir kan buldular ve kardeşimi kurtardılar; kardeşim ölümden kurtuldu.

Daha sonra doktora gittim.

- Neden kanımı kabul etmediniz? diye sordum.

- Sen hastasın, dedi.

- Nasıl yani? dedim. Ne demek istiyorsunuz?

- Senin kanın virüsle kirlenmiş. Sen AIDS’lisin, dedi.

Çıktıktan sonra kadını aradım. Üzgündüm ve korkuyordum.

- Biliyor musun, ben hastayım, dedim.

- Ne hastası? dedi.

- Ben AIDS hastasıyım.

Kahkaha attı.

- Neden gülüyorsun? dedim.

- Sen kurbanlarımdan birisin!

- Nasıl yani?

- Sadece sen değilsin. Seneler önce bana bir genç AIDS virüsü bulaştırdı; ben de sonra karşılaştığım her gence bu hastalığı bulaştırmaya ahdettim.

329 / 658