Böyle Aşka Böyle Bedel
Bir gün bir kafede oturuyordum. Birden kafeye, daha önce gözümün görmediği güzellikte bir kadın girdi. Hayatımda onun gibisini görmedim. Ona bakıyordum, o da bana bakıyordu; gözler konuşuyordu.
Bir bakış, bir gülümseme, bir randevu ve bir buluşma. Kafeden çıkarken onu takip ettiğimi biliyordu; beni çağırdı ve telefon numarasını verdi. O gece benim en mutlu gecemdi.
Günler geçti. Onunla telefonda konuşuyordum; bir kere, iki kere, üç kere ve daha fazla. Ama maalesef onun yaşça benden daha büyük olduğunu fark ettim. Yine de güzelliği yaşını kapatıyordu; onunla saatlerce konuşmaya başladım.
Zengin olduğunu fark ettim, malları vardı. Boşanmış bir kadın olduğunu öğrendim. Sonra bir gün benim ticarette ona yardımcı olmamı istedi. “Tamam” dedim.
- Şu ülkeye git ve bana malları getir. Önce şu adrese git; oraya gittiğinde insanlar sana ne yapman gerektiğini anlatacaklar, dedi.
Çok sevindim. Başka bir ülkeye gidiyordum, hayallerim gerçekleşiyordu. Belirlenen otele gittiğimde bir kişi kapıyı çaldı. Kapıyı açtım ki, gelen o kadındı! Bahsettiği iş, birlikte olmaktan başka bir şey değildi. Bütün kalbim bu kadınla doluydu; aklımda sadece o vardı.
Aradan aylar geçti. Bir gün erkek kardeşimle birlikte seyahat ederken bir trafik kazası geçirdik. Bana bir şey olmadı ama kardeşimin durumu kötüydü; ambulans çağırıp hastaneye götürdük.
Şimdi bütün kaygım kardeşim olmuştu, gözlerimin önünde ölebilirdi. Doktor acil kısmından çıktığında:
- Hemen acil kan lazım, bekleyemeyiz, dedi.
Ben öne çıkınca sordu:
- Sen kimsin?
- Kardeşiyim, dedim.
Kan grubumu sordu, söyledim.
- Kardeşin ölmeden önce çabuk ona kan ver, dedi.
Kan alımından önce kan tahlili yaptılar. Sonra doktor geldi:
- Senin kanının nakledilmesine izin veremeyiz, dedi.
- Niye? Kardeşim ölmek üzere! dedim.
- Sonra… Sonra konuşuruz, başka kan istiyoruz, dedi.
Şaşırdım. Başka bir kan buldular ve kardeşimi kurtardılar; kardeşim ölümden kurtuldu.
Daha sonra doktora gittim.
- Neden kanımı kabul etmediniz? diye sordum.
- Sen hastasın, dedi.
- Nasıl yani? dedim. Ne demek istiyorsunuz?
- Senin kanın virüsle kirlenmiş. Sen AIDS’lisin, dedi.
Çıktıktan sonra kadını aradım. Üzgündüm ve korkuyordum.
- Biliyor musun, ben hastayım, dedim.
- Ne hastası? dedi.
- Ben AIDS hastasıyım.
Kahkaha attı.
- Neden gülüyorsun? dedim.
- Sen kurbanlarımdan birisin!
- Nasıl yani?
- Sadece sen değilsin. Seneler önce bana bir genç AIDS virüsü bulaştırdı; ben de sonra karşılaştığım her gence bu hastalığı bulaştırmaya ahdettim.
329 / 658