Berber
Adamın biri her zamanki gibi saç sakal tıraşı olmak için berbere gitti. Berberiyle güzel bir sohbete daldılar, değişik konulardan konuştular. Derken söz Allah’a geldi.
- Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah’ın varlığına inanmıyorum, dedi berber.
- Peki neden böyle diyorsun?
- Bunu açıklamak çok kolay. Görmek için dışarı çıkman yeter. Söyler misin bana, eğer Allah var olsaydı bu kadar sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu? Terk edilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı kimseye acı çektirmez, insanları birbirine üzdürmezdi. Bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum.
Adam bir an durdu, düşündü. Ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi.
Berber işini bitirince dükkândan çıktı. Tam o sırada caddede uzun saçlı, uzun sakallı bir adam gördü. Göründüğü kadarıyla tıraş olmayalı epey zaman geçmişti.
Geri döndü, dükkânın kapısını açtı:
- Biliyor musun, bence berber diye bir şey yok.
- Bu nasıl olabilir? Ben buradayım ve bir berberim.
- Hayır, yok. Çünkü olsaydı caddede uzun saçlı, uzun sakallı adamlar yürümezdi.
- Berber diye bir şey var, dedi berber. Ama o insanlar bana gelmiyorsa ben ne yapabilirim?
- İşte püf noktası tam da bu. Allah var; insanlar ona gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi. Dünyada bu kadar acı ve keder olmasının sebebi de bu.
477 / 658