Anneye İtaat
Veysel Karani, Resulullah aşkıyla yanıp tutuşuyordu. Tek emeli, biricik gayesi Resulullah’ın mübarek cemalini görmekti. Bu aşkla günler gelip geçiyordu. Bir gün annesine döndü:
- Anneciğim, eğer müsaade edersen gidip sevgili Peygamberimizin mübarek yüzünü göreyim. Medine’ye gidip onu ziyaret edeyim.
Veysel Karani’nin anası uzun uzun düşündü, sonra şartını söyledi:
- Bir şartla izin veririm: Resulullah’ı hane-i saadetlerinde, yani mübarek evinde ziyaret edeceksin. Başka yerde değil.
Âşık-ı Resul olan Veysel Karani, anam izin verdi diye sevinç içinde Medine yoluna düştü. Günlerce yolculuktan sonra Medine’ye ulaştı. Peygamberimizin evini sordu, gösterdiler. Hane-i Saadet’in kapısını çaldı. İçeriden Hz. Aişe validemiz seslendi:
- Kim o?
- Benim, ben, Veysel. Yemen’in Karan köyünden geldim, çobanlık yaparım. Sevgili Efendimizi ziyaret için anacığımdan izin almıştım.
- Resulü Ekrem mescide gitti. Hemen oracıkta görebilirsin.
- Ah! Gidemem; anamın izni buraya kadar.
Veysel Karani, demek ki görmek nasip değilmiş diyerek gerisin geriye döndü.
Resulullah mescitten döndüğünde sordu:
- Ya Aişe, buraya Üveys (Veysel) mi geldi? Onun beni bu dünyada görmesi nasip olmayacak. Allah onu imtihan ediyor, annesine olan itaatinin derecesini ölçüyor.
Veysel Karani anasına döndü, olanları derin bir ah çekerek anlattı. Üzüntü ve kederinden sararıp solmuştu. Anası onu teselli etti:
- Üzülme oğlum, üzülme. Sen beni memnun ettin ya, Allah da seni memnun edecek. Sevgili Efendimizi öbür dünyada göreceksin.
7 / 658