Bilgenin biri Hindistan’da büyük bir adamın sarayına, açık bulduğu kapısından girdi. Büyük ve halılarla döşeli avlusuna oturdu. Bilge, kendisini buradan kaldırmak ve kovmak isteyen saray hizmetçilerine:
“Burası han değil mi? Niçin kovuyorsunuz? Bir yere gitmem!” diye cevap verdi.
Nihayet münakaşa büyüdü ve sonunda sarayın sahibine haber verdiler. Nüfuzlu biri olan saray sahibi, sarayın bir han olmadığını söyleyerek bilgeyi savmak istedi. Aralarında şu konuşma geçti ve ilk soruyu bilge sordu:
“Bu saray sizin mi?
“Evet”
“Sizden evvel kimindi?”
“Babamın.”
“Daha evvel?”
“Dedemin”
“Daha evvel?”
“Dedemin dedesinin”
“Sizden sonra kimin olacak?”
“Oğlumun”
Bilge, son sözü söyledi:
“Rica ederim, insaf edin. İçinde bu kadar kişinin oturduğu ve gittiği, daha da oturacağı bir yer handan başka nedir?”