Bu Dünya Kimseye Kalmaz

Bu Dünya Kimseye Kalmaz
0

Halife Harun er-Reşid’e, o zamanın Fransa kralı bir gülfidanı hediye etmişti.

Harun Reşid, o gülfidanına çok itibar göstererek bahçıvana verdi. Ve:

—Buna iyi bak. Bahçeye dik. Yetiştiği zaman da ilk çiçeğinden bana ge­tir, dedi.

Bahçıvan gülü bahçeye dikti. Gül çok güzel olmuştu. Aradan zaman geçti, çok güzel bir gül açtı. Bahçıvan gülü koparmak için o tarafa doğru giderken, gülün dalma konmuş bir bülbülün yanık yanık öttüğünü görüp onu seyre daldı.

—Nasıl olsa uçar gider. Ben de ondan sonra koparırım, diyordu. Fakat yazık ki, bülbül bir hayli öttükten sonra gülü darmadağın etti. Bahçıvan çok üzülmüştü.

Ne diyecekti şimdi padişaha… Doğru padişahın huzuruna çıkıp mese­leyi anlattı ve üzüntüsünü bildirdi.

Halife üzülmemesini söyledikten sonra:

—Bu dünya etme bulma dünyası derler. Bu dünya bülbüle de kalmaz, canın sağ olsun, dedi ve bahçıvanı affetti.

 

Aradan zaman geçti. Bahçıvan bir gün o bülbülü bir yılanın yutmak­ta olduğunu görüp doğru halifenin huzuruna çıkıp vaziyeti anlattı.

-   Efendim, keramet gösterdiniz. Hakikaten dünya bülbüle kalmadı, dedi.

Padişah yine aynı söyleri tekrarlayarak:

-  Bu dünya yılana da kalmaz. O da bir gün belasını bulur, dedi.

O yılan bahçe sulamakta olan bahçıvanın ayaklarına doğru hücum etti. Bahçıvan yılandan daha çabuk davranıp elindeki kürekle yılanı or­tadan ikiye böldü ve öldürdükten sonra halifenin huzuruna çıkıp mese­leyi anlattı.

Halife yine aynı şekilde:

—Bu dünya sana da kalmaz. Sen de bulursun bir gün belanı, dedi.

Olacak ya, bir suçundan dolayı padişah bahçıvana kızıp idamına ka­rar verdi.

Cellâtları çağırdı, bahçıvanı ellerine vererek kellesini kesmelerini söy­ledi. Cellâtlar adamı alıp götürdüler.

Fakat hüküm infaz edilmeden önce bir isteği olup olmadığını sordu­lar. Bahçıvan:

—Var bir isteğim ama onu ancak padişaha söylerim, başkasına söyle­mem hiçbir mana ifade etmez, deyip padişaha götürmelerini istedi.

Bahçıvanın bu isteği cellâtların çok acayibine gitmişti. Durumu hali­feye haber verdiler. O da görüşmeyi kabul edip ne diyeceğini sordu.

Bahçıvan:

—Sultanım, mesele malumunuzdur. Bu dünya bülbüle, yılana ve bana kalmadığı gibi sana da kalmayacak. Sen beni en ufak bir sebepten cellâtlara teslim ettin.

Bu yalancı dünyanın sana kalacağını mı sanıyorsun. Bu dünyaya etme bulma dünyasıdır, derler diyen sendin, dedi ve söyleyeceğinin bun­dan ibaret olduğunu bildirdi.

Bu hatırlatma halifeye çok tesir etmişti. Bu adamı öldürüp de elime ne geçecek? Diyerek adamı affetti.



  • email
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Live
  • MySpace
  • Digg
  • Blogger
  • Google
  • Google Reader
  • LinkedIn
  • Tumblr


Bu hikayeyle ilgili düşüncelerini yaz.

© 2011 İlham Hikayeleri | Kaynak göstererek paylaşabilirsiniz..
Hayata Bakış Açınızı Değiştirin!.